BÖBREK TRANSPLANTASYONU
Son dönem böbrek yetersizliğinin seçkin tedavi şekli olan transplantasyonun başarılı olması ameliyat öncesi dönemde yapılan hazırlıklar ile yakından ilgilidir. Bu dönemde, yapılan tıbbi incelemeler sürdürülürken hastaların bazı noktalara özen göstererek kendilerini ameliyata hazırlamaları ameliyat sonrasında karşılaşabilecek sorunları en aza indirger.
I. BÖBREKLER VE GÖREVLERİ
İnsan vücudunda, normalde, belkemiğinin sağ ve solunda yer alan iki böbrek vardır. Bu organlar mikroskop ile incelenince nefron adı verilen ünitelerin varlığı saptanır. Her böbrekte yaklaşık bir milyon tane nefron bulunur; bu küçük yapılar kendilerine gelen kanı devamlı süzerek idrarı meydana getirirler. Oluşan idrar, önce böbreklerin iç ve orta kısmında bulunan bir boşlukta (pelvis) birikir, daha sonra üreter adı verilen iki boru aracılığıyla mesaneye taşınır. Mesane dolduğunda idrar yapma isteği uyanır. Böylece idrar dışarı atılır. Böbreklerin en önemli görevi, kanı zararlı atıklardan temizlemek, vücudun su ve tuz dengesini düzenleyerek, tüm organ ve sistemlerin belli bir uyum içinde çalışmasını sağlamaktır. Söz konusu görevler tam olarak yapılmazsa, vücutta zararlı maddeler, su ve değişik yapıda tuzlar birikir ve kimyasal denge bozulur. Bu durumda, başta kalp ve beyin olmak üzere tüm diğer organlar da görevlerini yerine getiremez hale gelir.
Böbreklerin, ayrıca hormon yapmakla ilgili görevleri vardır. Salgıladıkları değişik yapıda hormonlar, kan yapımı, kemik gelişmesi ve tansiyonun belirli düzeyde tutulmasına yardımcı olur. Böbrek yetersizliği durumunda bu hormonların salgılanmasında düzensizlik olduğu için daha önce sözünü ettiğimiz bozukluklara ek olarak kansızlık,i kemik hastalıkları ve tansiyon ayarsızlıkları da ortaya çıkar.
II. SON DÖNEM BÖBREK YETERSİZLİĞİ, NEDENLERİ, TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Böbreklerin, görevlerini dönüşümsüz biçimde yitirmeleri ile ortaya çıkan hastalık tablosuna son dönem böbrek yetersizliği ya da kısaca üremi denir. Bu hastalıkta su ve tuz dengesi bozulur, vücutta zararlı maddeler birikir ve bir önceki bölümde sözünü ettiğimiz diğer bozukluklar ortaya çıkar. Sonuçta, vücudun tüm organ ve sistemlerini ilgilendiren şikayet ve bulgular belirir.
Üremik hastalarda görülen başlıca belirtiler şunlardır:
Halsizlik, solukluk, iştahsızlık, ağızda kötü koku, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, tansiyon yüksekliği, nefes darlığı, yorulmakla ve istirahatle ortaya çıkan göğüs ağrıları, öksürük, balgam, inatçı kaşıntı, sık olarak ateşli hastalıklara yakalanma, psikolojik bozukluklar, şuur bulanıklığı, sara (epilepsi)’ye benzer nöbetler ve üremik koma. Hastalık uygun şekilde tedavi edilmezse ölüm kaçınılmazdır.
Böbrek yetersizliğine neden olan hastalıklar içinde en sık rastlanılanı “glomerulonefrit” adı verilen özel tipte iltihaplardır. Doğumsal bazı böbrek hastalıkları, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonun böbreğe yaptığı zararlar, böbrek taşları ve idrar akımındaki engele bağlı olarak gelişen iltihabi hastalıklar, bazı ilaç ve zehirli maddelerin yaptığı yıkım da son dönem böbrek yetersizliğine yol açabilir. Bu hastalıkların bazıları erken dönemde fark edilirse tedavi edilerek böbrek yetersizliği önlenebilir veya geciktirilebilir, diğer bir bölümü ise sinsi olarak seyreder ve ancak son dönem böbrek yetersizliği aşamasına gelindiğinde şikayetler belirir ve hekime başvurur.
Üreminin ortaya çıkış nedeni ne olursa olsun, bu dönemdeki hastalar için, başlıca 3 tedavi seçeneği vardır:
1. Sürekli, düzenli hemodiyaliz
2. Sürekli periton diyalizi
3. Canlı veya kadavra donörlerden (vericilerden) yapılan böbrek transplantasyonu
Hemodiyaliz tedavisinde, hastanın belirli günlerde hemodiyaliz makinesine girmesi, periton diyalizinde ise, kendisinin veya bir yakınının periton diyalizi (hastanın karın boşluğuna özel sıvıların verilip geri alınması) işlemini uygulaması gerekmektedir. Ancak uygulanan bu tedavi metodları kısmen de olsa hareket yeteneğini kısıtlar ve psikolojik sorunlar doğurabilir. Ayrıca diyaliz tedavilerinde böbreğin sadece süzme fonksiyonları yerine getirilir, hormonal fonksiyonlar eksik kalır. Başarılı böbrek transplantasyonlarından sonra ise diyaliz tedavisine gereksinim kalmaz, hasta bağımsız bir hale gelir. Diyet ve sıvı kısıtlamaları ortadan kalkar. Sağlıklı bir böbreğin tüm fonksiyonları yerine getirildiği için fiziksel ve psikolojik olarak a birey kendini daha iyi hisseder. Ancak bu tedavi şeklinin de bazı riskleri vardır.
Böbrek nakli yapılan hastalara, yeni böbreğin vücut tarafından reddedilmesini önlemek amacıyla, sürekli olarak iki veya üç ilacın birlikte kullanıldığı tedavi programları uygulanmaktadır. Bu ilaçlar, nakledilen böbreğin reddini önlemekle beraber, vücut direncini de azaltır ve iki önemli yan etkiye neden olur.
1. Her türlü iltihabi hastalığa karşı vücudun savunması azalır.
2. Tümör oluşumu riski, normal insanlara göre biraz daha artar.
Böbrek naklinin ve reddi önlemek için uygulanan tedavilerin, anlatılanların dışında başak yan etkileri de vardır, ancak bunlar fazla önemli değildir ve kolaylıkla kontrol altına alınabilir.
III. BÖBREK TRANSPLANTASYONU – GENEL BİLGİLER
Böbrek transplantasyonu canlı veya kadavra donörlerden yapılır. Aralarında kan bağı olan akrabalardan alınan böbrekler genellikle hastanın vücudu ile daha iyi uyum gösterir. Bu tür canlı vericilerden yapılan ameliyatlarda, hasta ve böbrek donörü önceden ayrıntılı olarak hazırlanır ve en uygun şartlar oluştuğunda transplantasyon gerçekleştirilir. Canlı vericilerden yapılan transplantasyonun başarı şansı daha fazla ameliyat riski daha azdır. Bununla beraber, kadavra böbreği bekleyen hastaların transplantasyon ünitesine başvurmaları sırasında tüm incelemelerin ayrıntılı biçimde yapılması ve yeni ilaçların uygulama alanına girmesiyle kadavra donörlerden yapılan transplantasyonların da başarı şansı canlı donörlerden yapılanlara yaklaşmıştır.
Ameliyat sırasında nakledilen böbrek kasığın hemen üzerine, sağ veya sol tarafa yerleştirilir. Bu böbreğin atardamarı karın alt kısmında bulunan büyük bir atardamara, toplardamarı da yine karnın bu kısmında bulunan büyük bir toplardamara dikilir. İdrar borusu ise mesaneye ağızlaştırılır. Uygun şartlarda tüm bu ameliyat 2-4 saat kadar sürer. Her ameliyatın kendine özgü riski olduğu gibi böbrek nakli ameliyatının da riski vardır. fakat gelişen yani teknikler sayesinde ameliyat sırasında ölüm oranı %1’in altına inmiştir. Ameliyat sonrasında, genellikle canlı vericilerden alınan böbrekler hemen çalışmaya başlar ve bir daha diyalize girme gereksinimi kalmaz. Kadavra vericilerden yapılan transplantasyonlardan sonra ise, yeni böbreğin çalışmaya başlaması bazen 2-3 hafta kadar gecikebilir. Bu süre içinde destekleyici diyaliz tedavileri uygulanır, böbrek yeterli olarak çalışmaya başladığında ise diyaliz tedavisine son verilir. Ameliyattan sonra hastanede kalma süresi her şeyin normal geliştiği ve sürdüğü koşullarda, ortalama 2-4 hafta kadardır.
IV. BÖBREK DONÖRLERİ İÇİN BİLGİLER
Sevdiğiniz birine iyilik yapmak, yardım edebilmek her zaman için güzel bir duygudur. Üstelik kendi vücudunuzdan bir organı bağışlayarak sevilen iyi bir yaşam sürmesini sağlamanın mutluluğu hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Bu güzel duygulara rağmen, böbreklerinizden birini bağışlamak ilk anda sizi tedirgin edebilir ve ileri dönemde kendi sağlığınızı nasıl etkileyeceği yönünden endişelere kapılmanıza neden olabilir. Bu konuda unutulmaması gereken bir nokta, her iki böbreğin de sağlıklı olduğu durumda tek bir böbreğin gereksinimlerinizi hiçbir soruna yol açmadan süresiz karşılayabileceğidir. Böbrek bağışına karar verdiğinizde öncelikle sizin sağlığınızın zarar görmemesi için çok ayrıntılı incelemeler yapılacak, ancak daha sonra organ bağışınız kabul edilecektir. Bu incelemeler sırasında en küçük bir tereddüt oluşursa, durum size ve hastanıza bildirilerek başka bir donör aranması yoluna gidilecektir. Hekiminiz organ bağışlamanızda sakınca görmüyorsa bir böbreğinizi gönül rahatlığıyla hastanıza verebilirsiniz. Bu durum sizin normal yaşam sürenizde hiçbir değişiklik yapmayacaktır.
Böbreğinizi bağışlamanız için bir üst yaş sınırı yoktur. 65 yaş üzerinde genelde tüm organlar ile beraber böbrekler de yaşlanır ve kısmi fonksiyon bozuklukları daha sık görülür. Yine de çoğu kez bu yaşın üzerindeki kimselerinde böbrekleri tamamen sağlıklı bulunarak organ bağışlamalarına izin verilir. 18 yaşından küçük bireylerin canlı börek vericisi olmaları tıbben mümkündür. Ancak toplumsal değer yargılarını da göz önün de tutarak, bu yaşın altındaki bireylerin organ bağışını kabul etmemek daha doğrudur.Yapılacak incelemeler sonucunda, o an için böbrek fonksiyonlarınız yeterli bulunsa bile, daha önceden ciddi bir böbrek hastalığı geçirmiş olmanız durumunda uygun bir donör olmadığınız size bildirilecektir. Hastanızı böbrek yetersizliğine götüren neden ailevi özellik taşıyorsa en az 30 yaşında olmanız ve yapılacak incelemeler sonucunda bu böbrek hastalığına ait hiçbir belirtinin sizde saptanmaması gereklidir.
Böbrek nakli yapılabilmesi için alıcı ve verici arasında, öncelikle, kan gruplarının uyumlu olması şartı aranır. Kan grupları başlıca O, A, B, ve AB olarak dörde ayrılır. 0 kan grubunda olan bir şahıs her tip kan grubuna (O, A, B ve AB) organlarını bağışlayabilir. AB kan grubundan olan bir hasta ise her dört kan gruplu vericiden organ alabilir. A ve B kan gruplu bireyler kan gruplarından kan taşıyan bireylere organ verebilirler veya onlardan organ alabilirler.
Transplantasyonda kan grubu uyumu dışında, ayrıca organları oluşturan hücre ve dokular arasında da iyi bir uyum olması şarttır. Doku uygunluğu testleri; bireyin vücudundaki doku ve organların yapı olarak bir diğer bireyin doku ve organlarına benzer olup olmadığını araştırır. İki bireyin dokuları birbirine ne kadar benziyorsa nakledilen organı, insanın vücudu tarafından reddedilmesi olasılığı da o kadar azdır. Tek yumurta (birbirinin tıpa tıp aynı olan) ikizlerin arasında yapılan organ nakillerinde red söz konusu değildir. Genellikle anne ve babaların dokuları, çocukları ile kısmi bir uyum gösterir. Kardeşler arasında ise; tam uyum, veya orta derecede uyum gözlenebilir, bazen de tam bir doku uyumsuzluğu ile karşılaşılabilir.
V. ORGAN BAĞIŞINDAN ÖNCE DÖNÖRLERDE YAPILAN İNCELEMELER
1. Fizik: Muayene: yalnızca böbrekleriniz değil, tüm organ ve sistemleriniz ayrıntılı bir muayene ile gözden geçirilecektir. Bu muayene sırasında her hangi bir hastalık saptandığında mümkünse tedavi edilecek, ancak daha sonra organ bağışlamanız gündeme gelecektir.
2. İdrar İncelemesi ve Böbrek Fonksiyon Testleri: Böbreklerinizin kesinlikle sağlıklı olduğundan emin olmak için, başvurunuz ilk günlerin arka arkaya pek çok kez idrar incelemeleri ve böbrek fonksiyon testleri yapılacaktır. Böbreklerinizin görevinde her hangi bir aksama varsa, sağlığınızı tehlikeye atmamak için, organ bağışında bulunmamanız önerilecektir.
3. Kan İncelemeleri: yapılacak çeşitli kan tahlillerinin normal bulunması; sağlıklı olduğunuz, organ bağışında bulunabileceğiniz de bu nedenle ileride daha az sorunla karşılaşabileceğiniz belirtmesi açısından önemlidir.
4. Bakteriyolojik İncelemeler: Bulaşıcı hastalığınız varsa, bu hastalığa neden olan mikroplar, böbrek nakli sırasında alıcıya da geçerek ameliyat sonrasında sorunlara yol açabilir. Bu nedenle idrar ve boğaz kültürleri yanında, değişik kan tahlilleri yapılarak bulaşıcı bir hastalığınızın olmadığından emin olunmalıdır. Bu tür bir hastalık saplandığında, tedaviye başlanacak ve sağlığınızı tekrar kazandığınızda organ bağışınız kabul edilebilecektir.
5. Radyolojik İncelemeler
Göğüs Filmleri: Akciğerinizde herhangi bir hastalığın varlığını ortaya koymak için çekilir.
Böbrek Filmleri: Damardan özel bir ilaç verilerek çekilen bu filmler, böbreklerinizin yapısını, normalin dışında bir durum olup olmadığını gösterir ve hangi böbreğin alınacağı konusunda hekiminizi bilgilendirir.
Anjiografi: Kasıktan sokulan ince bir boru yardımı ile, böbrek damarlarını görebilmek için çekilen bir filmdir. Bu film de alınacak böbrek ve ameliyatın yönlendirilmesi konusunda hekime yardımcı olur.
6. Diğer İncelemeler: sağlığınızı genel anlamda gözden geçirmek ve ameliyat esnasında herhangi bir sorunla karşılaşmamanızı sağlamak için, bu sıraladığımız incelemeler yanında elektrokardiyografi, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya gerektiğinde daha başka özel inceleme testler de yapılabilir.
Sayılan tüm bu incelemelerin normal sınırlar içinde bulunması ve doku gruplarınız arasında yeterli uyumun saptanması halinde organ bağışınız kabul edilecektir.
VI. TRANSPLANTASYON ADAYI HASTALAR İÇİN BİLGİLER
Transplantasyondan sonra, takılan böbreğin reddini önlemek için verilecek ilaçlar vücut direncinizi ve savunmasını azaltacaktır. Bu nedenle yakın zamanda geçirilmiş bulaşıcı bir hastalık söz konusu ise bu hastalık tamamen iyileşene kadar ameliyat olmanız sakıncalıdır. Kanser olan kişilere de böbrek nakli yapılabilir. Ancak bunun için önceden yeterli bir tedavi uygulanmış ve en azından 1 yıl süreyle hastalığın tekrarlanmadığının saptanması gereklidir. Böbrek yetersizliğine yol açan bir takım hastalıklarda, takılan böbrek de aynı hastalık nüksedebilir. Bu nedenle bazı diyaliz hastalarında transplantasyon bir süre için geciktirilir. Önemli olan bir başka konuda, transplantasyonun maddi girdileridir. Bu tedavi şeklinde, ameliyat sonrasında böbreğin reddini önlemek için yaşam boyunca özel ilaçlar uygulanır. Bu ilaçlar oldukça pahalıdır. Bu yüzden hastaların sağlık güvencesine kavuşmaları mutlaka gereklidir.
VII. TRANSPLANTASYONDAN ÖNCE HASTALARDA YAPILAN İNCELEMELER
1. Fizik Muayene: Böbrek transplantasyonuna aday olabilmeniz için önce hekiminiz sizi ayrıntılı olarak muayene edecektir. Genel bir muayenenin yanı sıra; kulak burun boğaz, diş ve kadın hastalıkları için, jinekolojik muayene de gereklidir. Sayılan muayenelerde herhangi bir sorun ortaya çıkarsa, önceden bunların tedavi edilmesi, ameliyat sonrasında oluşabilecek önemli sorunları önleyecektir.
2. Kan İncelemeleri: Diyaliz tedavinizin yeterliliği, karaciğer fonksiyonları, kan sayımı, vücudunuzda sarılık yada başka bulaşıcı hastalıklara yol açabilen virüslerin varlığı hakkında hekiminize bilgi verecektir.
3. Bakteriyolojik İncelemeler: Ameliyattan sonra uygulanan ve reddi önlemeye yönelik tedavilerinin vücut direncinizi azaltabileceği daha önce belirtilmişti. Yapılan bakteriyolojik incelemeler, olası bir infeksiyon kaynağını bulmaya yöneliktir. Alınan kültürlerde mikrop üremesi halinde gerekli tedaviler yapılır ve ancak vücudunuzda infeksiyondan arındırıldıktan sonra transplantasyon yapılmasına izin verilir.
4. Radyolojik İncelemeler:
Göğüs Filmi: Kalbinizin görünümü, akciğerlerinizde herhangi bir hastalık bulunup bulunmadığını kontrol etmek açısından gereklidir.
Mide Filmi: Midede herhangi bir rahatsızlığın varlığını saptamak ve gerektiğinde transplantasyon öncesinde tedavi edebilmek için önemlidir. Çünkü ameliyat sonrasında uygulanan ilaçlardan bazıları mideye zarar verebilir ve var ola bir ülserin kanamasına neden olabilir.
Mesane Filmi: Bazı hastalarda idrar yaparken, mesaneden idrar borularına ve böbreğe doğru bir taşma ortaya çıkabilir. Bu durum idrar yolu iltihabına yol açabilir. Onun için hastalara idrar sondası takılarak çekilen filmler ameliyat öncesi değerlendirmede önem taşır ve bazen hastanın kendi böbreklerinin çıkarılmasını gündeme getirebilir.
Anlatılanlar dışında, genel sağlık durumunu kontrol etmek için EKG, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi gibi başka testler de gerekebilir. Bu tür incelemeler söz konusu olduğunda hekiminiz size daha ayrıntılı bilgi verecektir.
VIII. TRANSPLANTASYON ÖNCESİNDE HASTALARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN NOKTALAR
1. Beslenme: Diyaliz tedavisi döneminde de beslenme çok önem taşır. Ancak transplantasyon sonrasında, özellikle ilk aylarda, yüksek dozda kullanılan ilaçların vücudunuz üzerindeki olumsuz etkilerini önleyebilmek için transplantasyon öncesinde yiyeceklerinize daha fazla özen göstermeniz gerekecektir. Bu dönemde et, süt, yumurta, peynir gibi hayvansal gıdaların alımı ön planda tutulmalıdır.
2. Diş Bakımı: Çürük dişler ve diş etlerindeki iltihabi hastalıklar transplantasyon sonrasında bazen önemli sorunlara yol açabilir. Bunu önleyebilmek için 3-6 ay gibi aralıklarla diş hekimine gitmeniz ve gereken tedavileri yaptırmanız yararlıdır. Diş çürümelerini önlemek için dişlerinizi düzenli bir şekilde fırçalamaya özen göstermelisiniz.
3. İnfeksiyon Hastalıklarından Korunma: Transplantasyon sonrası dönemde uygulanacak tedaviler infeksiyon hastalıklarının daha ciddi seyretmesine neden olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde herhangi bir bulaşmayı önlemek için ateşli ve bulaşıcı hastalığı olan bireyler ile aynı ortamda bulunmamaya dikkat ediniz. Ailede bulaşıcı hastalığı olan bir kimse varsa, kişisel eşyalarınızı (tabak, çatal, havlu, jilet vb.) ayırınız. Transplantasyon öncesinde böyle bir hastalık ortaya çıkarsa ameliyatınızın ertelenmesi gerekebilir.
4. Kadavra Transplantasyonu Hazırlık Polikliniği Kontrolleri: Polikliniğe ilk kez baş vurduğunuzda, kadavra böbreği bekleme listesine yazılacak ve bundan sonra belli aralıklarla kontrollere gelmeniz önerilecektir. Her gelişinizde bir sonraki kontrol için randevu alınız. Sizce önemsiz bile olsa her türlü yakınmanızı poliklinikte kontrolünüzü yapan hekime, yada diyaliz hekiminize mutlaka bildiriniz.
5. Doku Grubu Tayini Laboratuarındaki Kan Kontrolleri: Kadavrada böbreği bekleme listesindeki hastalar belli aralıklar ile transplantasyon ünitesine çağırılacaklardır. Yapılacak incelemelerde kanlarında organ reddinde rol oynayabilecek özel maddeler gelişip gelişmediği kontrol edilecektir. Çağrıldığınız tarihte mutlaka kontrole gelerek kan testlerinizi yaptırınız.
IX. TRANSPLANTASYON İLE İLGİLİ SORU VE YANITLAR
1. Canlı veya kadavra vericilerinden transplantasyon yapılacak adayların hazırlıkları arasında bir fark var mıdır?
Hayır. Kadavra böbreği bekleme listesindeki adaylar da tıpkı canlı vericiden transplantasyon yapılacak adaylar incelenirler. Ancak bir kadavra böbreği bulunma olasılığının ne zaman gerçekleşeceği belli olmadığı için, zaman geçtikçe önceden yapılmış muayene ve bazı laboratuar incelemelerinde değişiklik olabilir. Bu nedenle kadavra böbreği bekleme listesindeki hastaların belli aralıklarla, fizik muayene ve laboratuar incelemelerini yinelemeleri gereklidir. Kısaca; kadavra böbreği bekleyen hastalar ameliyata her an hazır durumda olmalıdırlar.
2. Transplantasyon adayı hastaların kendi böbreklerine herhangi bir müdahale yapılır mı?
Genellikle hastaların kendi böbreklerine dokunulmaz. Ancak, inatçı hipertansiyon, böbreklerde tedaviye dirençli infeksiyon, idrarın mesaneden böbreğe taşması, çok büyük kistik böbrekler söz konusu ise, hastalıklı böbrekler çıkarılır. Bu ameliyat bazı merkezlerde transplantasyondan önce yapılır ve 3-4 hafta sonra yeni böbrek takılır. Bazı merkezlerde ise böbrek nakli ameliyatı yapılırken aynı anda hastanın kendi böbrekleri de çıkarılır. Yalnız her iki ameliyatın aynı seansta yapılması oldukça uzun sürer ve biraz daha risklidir.
3. Kadavra böbrek listesine kayıtlı hastalar için bekleme süresi ne kadardır?
Ülkemizde bugün için kesin bir süre belirtmek mümkün değildir. Listeye çok yeni giren bir hasta, uygun tipte böbrek çıkması ile kısa zamanda transplantasyon şansına kavuşabildiği gibi bazen de uygun bir böbrek çıkmadığı için uzun süre beklenebilir. Olanaklar elverdiğince, uygun böbrek çıktığında daha uzun süre beklemiş olan hastaya öncelik tanınır.
Halkımızın bilinçlenerek daha fazla organ bağışında bulunması bekleme süresini kısaltacaktır.
4. Kadavra böbrek bulunduğunda hastalara nasıl haber verilir?
Transplantasyon ünitesinde bilgisayarda kadavra böbreği bekleyen tüm hastaların telefon numaraları kayıtlıdır. Uygun bir kadavra böbreği çıktığında günün herhangi bir saatinde size telefonla haber verilerek, transplantasyon ünitesine gelmeniz istenecektir. Size daha kolay ve kısa sürede haber verebilmemiz için, varsa birden fazla telefon numaranızı ve yakınlarınızın da telefon numaralarını bildirmeniz faydalıdır. Telefon numaralarınızda bir değişiklik olduğunda bunu hemen üniteye bildirmelisiniz.
5. Böbrek bulunduğu haberi ile transplantasyon ünitesine çağrılmanız mutlaka böbreğin size takılacağı anlamına mı gelir?
Hayır. Bir kadavradan elde edilen iki böbrek için yaklaşık 10 hasta üniteye çağrılmaktadır. Burada, hemen yapılan fizik muayene ve acil laboratuar incelemeleri sonucunda, ünite hekimlerinde oluşan bir kurul tarafından karar verilmekte ve durumu en uygun olan 2 hastaya böbrek takılmaktadır. Böbrek takılmayanlara ise bunun nedenleri açıklanır ve hastalar evlerine gönderilir.
6. Kadavra böbrek transplantasyonu için haber verildiğinde neler yapılmalıdır?
Öncelikle bu saatten itibaren hiçbir şey yenilmemeli ve içilmemelidir. Bekleme listesindeki her hastanın küçük bir çantada, kişisel eşyaları (pijama, terlik gibi) her an hazır olmalıdır. Bu, özellikle şehir dışından gelecek hastaların telaşa kapılmamaları ve hazırlanmakla vakit kaybetmemeleri için önemlidir. Çağrıldığınızda yanınıza eşyalarınızı da alarak en hızlı ulaşım aracı ile, uzak bir şehirde oturmaktaysanız. Mümkünse uçakla, üniteye gelmelisiniz.
7. Kadavra böbreğin size takılmasına karar verildiğinde ne tür işlemler yapılacaktır?
Bu karardan sonra artık hastanede kalacaksınız. O gün diyalize girmediyseniz, acil olarak hemodiyalize alınacak ve bitiminde transplantasyon ünitesine yatırılacaksınız. Gerekli ameliyat hazırlıkları ve transplantasyon öncesi ilaç uygulamalarından sonra böbrek nakli ameliyatına alınacaksınız.
Artık yeni böbreğiniz takılacak ve sizin için yeni bir yaşam dönemi başlayacaktır.